DUYURULAR

BASIN AÇIKLAMASI - 29.04.2026 İZDENİZ - İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Ticaret A.Ş.

Son günlerde bazı basın-yayın organlarında ve internet sitelerinde, Şirketimiz İZDENİZ ve Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Dr. Işıkhan Güler hakkında; hiçbir somut veriye dayanmayan, maddi gerçeklerle açıkça çelişen ve kamuoyunda yanlış algı oluşturmaya yönelik içerikler yayımlanmaktadır.
 
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki hususların açıklanması zorunlu hale gelmiştir.
 
 
 1. İHALE SÜRECİNE İLİŞKİN GERÇEK
 
Haberlerde “adrese teslim ihale” olarak sunulan süreç gerçeği yansıtmamaktadır.
 
İZSU tarafından yürütülen ilk ihale sürecinde, yalnızca iki adayın yeterli bulunması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği gerekli rekabet koşulları oluşmamış; bu nedenle ihale 15.03.2018 tarihinde bizzat idare tarafından iptal edilmiştir.
 
Bu durum, idarenin rekabeti ortadan kaldırmadığını, aksine rekabeti sağlamak için süreci yeniden yapılandırdığını açıkça göstermektedir.
 
2. ZEYİLNAME İLE REKABET ARTIRILMIŞTIR
 
İkinci ihale sürecinde yapılan düzenlemeler ile; yeterli aday sayısı 2’den 5’e yükselmiş, katılım önemli ölçüde artırılmış, gerçek ve yasal rekabet sağlanmıştır.
 
Dolayısıyla “zeyilname ile yönlendirme yapıldığı” iddiası, somut veriler karşısında geçersizdir.
 
3. KAMU YARARI AÇIKÇA SAĞLANMIŞTIR
 
İhale sonucunda; kazanan firma 7.950.000 TL ile en düşük teklifi sunmuş olup, diğer teklifler 10,7 milyon TL ile 16,4 milyon TL arasında değişmektedir
 
Yaklaşık maliyetin önemli ölçüde altında gerçekleşen bu sonuç, kamu zararını değil, kamu yararını açıkça ortaya koymaktadır. 
 
Bu durum, ihale sonucunun piyasa koşullarına uygun ve kamu yararını gözetir şekilde belirlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.
 
 
 4. SAYIN IŞIKHAN GÜLER’İN GÖREVİ AÇIK VE RESMİDİR
 
Haberlerde ileri sürülen “gizli organizasyon” iddiası gerçeğe aykırıdır.
 
Sayın Işıkhan Güler’in ismi, teknik şartname üzerinde “Danışman” sıfatıyla açıkça yer almakta olup, görevi ihale dokümanlarında aleni ve denetime açık şekilde kayıtlıdır.
 
Bu nedenle, gizli bir yapı veya çıkar ilişkisi iddiası hukuken ve fiilen mümkün değildir.
 
 
5. DOĞAL YAŞAM ADALARININ GEREKLİLİĞİ VE TEKNİK NİTELİĞİ
 
Haberlerde "hayali" olarak nitelendirilen Doğal Yaşam Adaları, İzmir Körfezi’nin ekolojik rehabilitasyonu için teknik bir zorunluluktur. Bu adalar, körfez dibinden sirkülasyon kanalı için taranacak yaklaşık 25 milyon m³ ve nagigasyon kanalı taraması için taranacak yaklaşık 22 milyon m3 tehlikesiz atık niteliğindeki malzemenin çevreci bir yaklaşımla doğal yaşam adası yapılarak adaya bertaraf edilmesi ve geri kazanılması amacıyla projelendirilmiştir.
 
Söz konusu proje sadece bir bertaraf alanı değil; körfezdeki su sirkülasyonunu artırarak su kalitesini iyileştirecek ve bölgedeki kuş türleri için yeni üreme ve yuvalama alanları oluşturacak hayati bir ekosistem projesidir.
 
6. PROJEYE İLİŞKİN GECİKMELERİN GERÇEK NEDENİ
 
Projenin uygulama sürecindeki gecikmeler; 2021–2023 yılları arasında devam eden askeri itirazlar, yargı kararlarıyla değişen planlama sınırları, merkezi idare süreçleri sebepleri ile ortaya çıkmıştır.
 
Nitekim proje; 2016 yılında “ÇED Olumlu” kararı almış, 2021 yılında ilgili (imar) planlar Bakanlıkça onaylanmıştır.
 
Projenin önündeki asıl engel, merkezi idarenin değişken kararlarıdır: T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 29.03.2021 tarihinde bizzat onayladığı imar planlarını; ihale sürecinden tam 7 yıl sonra, 28.11.2025 tarihli Bakanlık Olur’u ve 11.12.2025 tarihli resmi yazısı ile RESMEN İPTAL ETMİŞTİR. Üstelik yatırımcı kuruluş İZSU tarafından talep edilmesine rağmen, iptale dayanak gösterilen 'Ekolojik Risk Değerlendirme Raporu', Bakanlıkça 20.02.2026 tarihinde 'iş ve işlemler devam ettiği' gerekçesiyle paylaşılmayarak süreç belirsizliğe sürüklenmiştir.
 
Dolayısıyla mevcut gecikmelerin, ihale süreci veya teknik danışmanlık hizmetiyle ilişkilendirilmesi gerçek dışıdır.
 
 
7. GERÇEK DIŞI NEDENSELLİK KURGUSU
 
Söz konusu yayınlarda; idari ve bürokratik süreçlerden kaynaklanan gecikmeler, gerçek dışı bir şekilde ihale sürecine bağlanarak kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaktadır.
 
Bu yaklaşım, maddi gerçeklerle bağdaşmayan bir nedensellik kurgusudur.
 
Ayrıca, ilgili yayınlar ile gerçeğe uygunluk, objektiflik ve kamu yararı ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olan basın özgürlüğü; somut olayda, verilerin eksik ve seçilerek kullanılması, teknik süreçlerin çarpıtılmış olması ve kişilere yönelik ağır isnatlarda bulunulması noktasında açıkça ihlal edilmiştir.
 
Bu nedenle söz konusu yayınlar, basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez.
 
Şirketimizin ve yöneticilerimizin, hiçbir somut veriye dayanmayan iddialarla hedef alınması kabul edilemez.. Bu tür yayınlar, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup kurumsal itibarımıza zarar vermektedir.
 
Kamuoyunun, doğrulanmamış ve yönlendirici içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur.
 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İZDENİZ A.Ş.