DUYURULAR

BASIN AÇIKLAMASI - 10.04.2026 İZDENİZ - İzmir Körfezi’nde Bilimsel Diplomasi: Modifiye Kil Uygulaması Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi

BASIN AÇIKLAMASI 10.04.2026
İzmir Körfezi’nde Bilimsel Diplomasi: Modifiye Kil Uygulaması Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi
 
Son günlerde bazı mecralarda İzmir Körfezi’nde uygulanan "Modifiye Kil" yöntemine yönelik bilimsel dayanaktan yoksun, kamuoyunu yanıltıcı ve "saçma" gibi ifadelerle projeyi değersizleştirmeye çalışan söylemlere karşı cevabımızdır.
 
  1. Uluslararası Onay ve Bilimsel Referanslar
İzmir Körfezi'nde uygulanan Modifiye Kil Yönteim, iddia edildiği gibi rastgele bir işlem değil; UNESCO’nun zararlı alg patlamalarına yönelik el kitabında ve ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) dokümanlarında en etkili çözüm alternatiflerinden biri olarak önerilmektedir. Proje, UNESCO tarafından önerilen Birleşmiş Milletler HAB (Zararlı Alg Patlamaları) programı üyesi ve Çin Halk Cumhuriyeti Oşinografi Enstitüsü uzmanı Dr. Isaac Yongquan Yuan’ın 2024 Körfez Çalıştayı’nda gerçekleştirdiği teknik sunumları ve rehberliğiyle hayata geçirilmiştir.
Bu anlamda Modifiye Kil Uygulaması 2024 yılında yurt içinden ve yurt dışından akademisyenlerin, konuya paydaş kurum ve kişilerin, bilim insanlarının katılımı ile gerçekleştirilen İzmir Körfez Çalıştayı’nın bir çıktısı niteliğindedir.
 
26-28 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenen İzmir Körfez Konferansında ’da İrlanda, Norveç, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Malezya’dan katılımcılar kendi ülkelerindeki modifiye kil uygulamaları hakkında sunumlar yapmış, 100 km2’den daha büyük deniz alanlarına yapılan uygulamalardan ve olumlu sonuçlarından bahsetmişlerdir.
 
 
  1. "Sıradan Kil" Değil, "Akıllı Kil" Teknolojisi
Uygulanan materyal, doğadaki ham kilin polimer veya iyonik bileşiklerle yüzey özelliklerinin değiştirilmesiyle elde edilen "akıllı kil"dir. Bu teknoloji, bir mıknatıs gibi mikroskobik algleri yüzeyine toplayıp birbirine yapıştırarak denizin dibine çöktürmekte, böylece alglerin sudaki oksijeni tüketerek toplu balık ölümlerine yol açmasını engellemektedir. Dolayısıyla, yöntemi "basit bir kil dökme işlemi" olarak nitelemek, yüksek teknoloji ürünü bir mühendislik çalışmasını çarpıtmaktır.
 
3. Akademik Denetim ve Yasal İzinler Bu çalışma, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tek taraflı bir kararı olmayıp;
 
  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayı ile öncelikle pilot bölge olarak belirlenen Bayraklı kıyılarında ve iç körfezde  gerçekleştirilmiştir.
  • Tüm süreç, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden alanında uzman bilim insanlarından oluşan Körfez Danışma Kurulu’nun doğrudan gözetimi ve akademik denetimi altında yürütülmüştür.
  • Körfez’in temizliği için önerilen tüm yöntemler, yaptığımız tüm çalışmalar, ülkemizin saygın üniversitelerinden ODTÜ, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi akademisyenlerinin katıldığı; çalışmalar, toplantılar, çalıştaylar ile ortaya konmakta ve çalışmaların tümü raporlanmaktadır. 
  • Modifiye kil yöntemi, 2024 yılında yurt içinden ve yurt dışından akademisyenlerin, konuya paydaş kurum ve kişilerin, bilim insanlarının katılımı ile gerçekleştirilen İzmir Körfez Çalıştayı’nın bir çıktısı niteliğindedir.
 Yönetim anlayışında her şeyi ben bilirim anlayışı yerine; çalıştaylar, bilimsel değerlendirmeler ve ortak akıl mekanizmaları esas alınmakta, bu doğrultuda, alanında saygın bilim insanlarının görüş ve önerilerinden yararlanarak, katılımcı, şeffaf ve çok paydaşlı bir yönetim yaklaşımı benimsenmektedir.
 
4. Somut Başarı Rakamları Yöntemin etkinliği sadece laboratuvarda değil, Körfez sularında da kanıtlanmıştır:
  • Laboratuvar ortamında algleri çöktürme başarısı %80 olarak ölçülmüştür.
  • 2024 yılında yaşanan alg patlamasında 87 ton olan balık ölümü miktarı, modifiye kil uygulaması ve diğer müdahalelerle 2025'te 17 tona kadar geriletilmiştir.
  • Uygulama sonrası yapılan izlemelerde, sadece birkaç gün içinde sudaki bulanıklıkta belirgin azalma ve kötü kokuda düşüş tespit edilmiştir. Uygulama, iddia edildiği gibi güneş ışınlarını kesmenin ötesinde bulanıklığa neden olan algleri mıknatıs gibi yüzeyine toplayıp birbirine yapıştırarak denizin dibine çökerterek ışığın derinlere inmesini sağlamaktadır. 
5. "Yangın Söndürücü" Bir Acil Müdahale Aracı
Bilimsel çalışmalar ve saha verileri, Körfez’e taşınan kirliliğin önemli bir bölümünün Gediz Nehri havzasından geldiğini ortaya koymaktadır. 
Gediz Nehri’nin ortalama debisi 40 m³/saniye olup, bu miktar Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin ortalama debisinin yaklaşık 5 katına karşılık gelmektedir.
Gediz’in taşıdığı bu kirlilik yalnızca nehirle sınırlı kalmamakta, Ağıl Deresi ve Foça açıkları Gediz nehrinin taşıdığı sediment nedeniyle çok sığ olup deniz marullarının yayılması açısından uygun ortamı yaratmaktadır. Hem Gediz nehrinin kendisi hem de Menemen Ovasının sulamadan dönen Gediz nehri suları 3. kalite (Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü verilerine göre) yani kirlenmiş su kalitesinde olup körfeze çıkıp yayıldığı noktalarda deniz marulları için besin kaynağı oluşturmaktadır. Bu durum, Körfez’de son yıllarda sıkça görülen deniz marulu (makroalg) yoğunlaşmasını ve deniz marullarının parçalanması sonucu mikroalg patlamalarını tetiklemektedir. Yapılan saha çalışmalarında Mavişehir ile Foça arasında 4 milyon metrekareden fazla alanın deniz marulu ile kaplı olduğu tespit edilmiştir. Bu algler parçalandığında mikroalg patlamalarına yol açarak koku oluşumuna ve balık ölümlerine neden olabilmektedir. Gediz nehri ana yatağından gediz nehri suyu gelmediği düşünülse bile Gediz nehri suyu Emiralem regülatörü ve Menemen Ovası sulamadan dönen ve drenaj suları üzerinden iç körfeze ulaşmaktadır.
Nitekim 2024 yılında yaşanan alg patlamasında 87 ton balık ölümü gerçekleşmiş, müdahaleler sayesinde bu miktar 17 tona kadar düşürülmüştür. Bu gelişme, yapılan kil uygulamasının önemini gösterse de İZDENİZ olarak bu yöntemin Körfez’in tüm kirlilik sorununu tek başına çözeceği iddiasında değiliz. Sorunun kaynağının ortadan kaldırılması için; Gediz Nehri’nin su kalitesinin iyileştirilmesi gerekmektedir. Modifiye kil uygulaması, kaynaklarda da belirtildiği üzere, ekosistemi çöküşten kurtaran "yangın söndürücü bir acil müdahale aracıdır". Diğer yandan dip tarama gemileriyle 1 milyon ton (hedef 4 milyon ton) çamuru dipten çıkararak asıl kirlilik yükünü ortadan kaldırmak için operasyonlar devam etmektedir.
Bilimsel literatüre geçmiş, uluslararası otoritelerce kabul görmüş ve somut başarıları verilerle kanıtlanmış bir projeyi "saçma" olarak nitelendirmek haksızlıktır. Kamuoyunu, ideolojik söylemler yerine bilimsel raporlara itibar etmeye davet ediyoruz.
 
 
Saygılarımızla,
İZDENİZ İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Ticaret A.Ş.